Bölgede akan kanın sorumluları ve amaçları hep aynı, ABD ve İsrail’e bilerek ve bilmeyerek Taşeronluk.
Hakkâri’de Şehid olan Jandarma Er Burak Tütüncüoğlu’nun eniştesi cenaze töreninde
“Burada yatanı kim geri getirecek?”
Amasya Tugay Komutanı “ Onlar orada olduğu için sen yaşıyorsun”
Peki
Nereye kadar?
***
”Kuzey Suriye”
”Kuzey Irak”
Güneydoğu’da “yön”ler artık PKK destekçilerine göre şekillenirken, Güçlü ordu, Büyük Türkiye bu eylemleri durdurmak için ne bekliyor?
Bugünlerde,
”Kuzey Irak’ta yatırımların zarar görmemesi için Barzani’nin hoş tutulduğuna”
inanların sayısı giderek artıyor.
Ve
“Tek suçlu Esed” göstermeleri de geçici.
Suriye konusunda benimsenen ve Türkiye’ye daha büyük terör kapısı açan “yanlış hesap”tan dönmenin bir yolu hala vardır.
***
Her şehit haberleri yüreğimiz dağladığında aynı hikâye.
Kopya çekmek
Artan PKK saldırılarını ve olup biteni kamuoyuna anlatma hükümet geçmiş deneyimlerinin tekrarını yapar.
Birincisi, PKK ‘yı dış güçlerin taşeronu olarak görüp gösterme
İkincisi, Medyanın bir bölümünü “terörist”le birlikte gösterme
Bugünlerde buna üçüncüsü eklendi
”Sorumlu Esed”
Bu son gerekçeli açıklama bundan öncekiler gibi bu saatten sonra beceriksiz dış politika ve içeriye yansıyan sonucu örtmeyi de beceremiyor.
Bütün bunlardan sonra,
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın “Terörle mücadele çok iyi gidiyor” açıklaması na ne demeli
Sayın Bakan ‘ın kendisi “Savunma Bakanı” ve işler kötü gitse “savunmak” zorunda
***
Suriye’deki olaylar bir iç mesele değildir. İran, Suriye, Filistin, Hizbullah, Hamas direniş hattı ile devam eden bölgesel ve uluslar arası arenada bir savaştır.
Ankara’da
İslâmi İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi’den “tek atış”
- “Bölgenin istikrarını ve barışı korumak için bir şeyler yapmamız gerekiyor. Tüm önemli oyuncular harekete geçmeli ve şunu fark etmeli, bölgede barış ve istikrarı sağlamak hepimizin çıkarına. Çünkü Suriye ‘de durumun kötüleşmesi hepimizi kötü bir duruma sürükleyecektir”
Açılımı,
İstikrar ve barış çok uluslu çeteleri korumak, kollamak, silahlandırmak, barındırmak olmamalı.
Bunu fark etmeliyiz.
Yoksa!
Bugün Türkiye’de artan PKK saldırılarına açılan “kuzey Suriye” hattı gibi daha çok gedikler açılır ve durum kötüleşir.
Şam’da
İslâmi İran Milli Güvenlik Yüksek Konsey sekreteri Said Celili’den “toplu atış”
—Suriye’de olup bitenler bir iç davadan ibaret değildir. Bir yanda direniş ekseni, diğer yandan da dünyada bu eksene düşman olan taraflar arasındadır.
—Asıl hedef Suriye’nin mücadeleci rolünü kırmak. İran’ın, Suriye’nin temel dalını oluşturduğu direniş eksenin kırılmasına izin vermeyeceğiz.
—Suriye’de buhrandan çıkış yolu ancak demokrasi ve halkın seçimine saygılı olmaktan geçmektedir
—Düşman planlarının yenilgiye uğraması nedeni ile hıncın Suriye halkından alınmaması gerekir.
—Bölge ülkelerinde var olan direniş potansiyelinin etnik ve mezhebi ihtilaflar uğruna harcanmasına müsaade edilmemesi gerekir.”
—ABD ve bölgedeki despot rejimler bölgenin belli başlı sorunları vardır. Bu zümre bölge sorunlarına asla çözüm getirmeyecektir.
***
NATO’nun peygamber tanımayan”İslami Basını” HAKSÖZ haber’den yeni fitneler
Çokuluslu çetelerin Irak’ta, Bahreyn’de, Yemen’de, Suud’da ve Suriye ‘de Dünyanın gözleri önünde hunharca katledilen masum insanlar, parçalanan çocuklar, ırzları kirletilen kadınlar için üzülmeyen, ağlamayan Peygamber tanımayan batılı murat edip “ismi mahsus “ HAKSÖZ haber tekfircileri artık “hedef” göstermeye başladı.
”Yeni Şafak’ta Esed rejimine destek yazıları eksik olmuyor. Hüseyin Hatemi’nin devrimcilere yönelik salvoları ise hepten bel altı vuruşlara dönüştü”.
Hüseyin Hatemi , (7 Ağustos, Salı/Yeni Şafak) nin
”Suriye’yi bekleyen derin tehlikeye dikkat çekmiş ve haydutlukla, haramilikle, unsurların hâkim olacağı bir Suriye’de başta Seyyide Zeynep olmak üzere türbelerin yıkılacağı alarmı veriyor.”tespitlerine,
HAKSÖZ haber’in fitneci ve mezhepçi bakışı şöyle:
” türbe ziyaretleri de bin küsur yıl önce yaşanmış acılar için hüngür hüngür ağlamaktan ibaret bir ritüel sadece"!
YAVUZ KAYA